Vakıflar Haftası Münasebeti ile Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Başöğretmen salonunda bir program düzenlendi. Düzenlenen konferansa, Erzincan Valisi Abdulkadir Demir, Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap, Vakıflar Bölge Müdürü Tahsin Türker, Belediye Başkan Yardımcısı Seyfullah Kaban, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Konferansta bir konuşma yapan Vakıflar Bölge Müdürü Tahsin Türker Erzurum, Ağrı, Erzincan, Bayburt, Kars, Ardahan ve Iğdır'da her gün vakıf aşevinden yoksul 6 bin eve sıcak yemek dağıtımı gerçekleştirdiklerini söyledi. Türker, bu sıcak yemek yardımlarının özel kaplarda ve kimsenin görmediği saatlerde dağıtıldığını ifade etti. Vakıflar Bölge Müdürü Türker, ayrıca bölgedeki ilçe merkezlerinde bulunan fakir ailelere de kuru gıda yardımında bulunduklarını dile getirdi. Söz konusu 7 ilde 4 bin aileye kuru gıda malzemesi dağıttıklarına işaret etti.
Daha sonra Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap yaptığı konuşmada; her zaman toplumda ihtiyacı olanların, ihtiyaçlarını karşılayanlar olmuştur. En önemli sıkıntıda bu iki kesimi arasındaki iletişimi sağlayacak, sürekliliği sağlayacak teşkilatlanmadır. Milli Kültüründe de inancında da her zaman insan sevgisini ön planda tutan Türk Milletine ihtiyacı olanlarla, ihtiyacı karşılayabilecek durumda olanların arasında ki köprüyü sağlayacak teşkilatlarıda en başarılı şekilde kurmuşlardır. Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde tam bir kurumsallaşma yaşayan vakıflar bu sürecin çok önemli unsurlarıdır. Vakıf kavramı, sosyal sorumluluğun bayrak kavramıdır dedi. Son olarak Erzincan Valisi Abdulkadir Demir'de konuşmada; vakıf deyince aklımıza Osmanlı döneminde özellikle mülkün özelleştirilmesi aklımıza geliyor. O dönemlerde dünyaya bir çok konuda önderlik ve liderlik yapan Türk insanı vakıf konusunda da dünyaya örnek olmuşve bu gün halen o vakıfların eserleriyle iç içe yaşamaktayız. Türkiye de ve Türkiye' nin dışında atalarımızın hüküm sürdüğü bütün topraklarda vakıf eserleriyle karşılaşmamız mümkün. Vakıflar o dönemde de şimdiki dönemdede aşağı yukarı her hizmet sektöründe bulunmuş ama öncelikle eğitim ve sağlık sektöründe hizmetvermişlerdir dedi.
Konuşmaların ardından konferansa katılanlara plaket verilirken Erzincan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Rabia Hacıhasanoğlu, slay eşliğinde sağlık konusunu anlattı. Hacıhasanoğlu; “1970’li yıllardan günümüze kadar sağlıklı toplum için sağlıklı bireyler, sağlıklı bireyler içinde sağlıklı yaşam biçimi kavram ve olguları ele alınmıştır. 1977 yılında "Herkes İçin Sağlık" tüm üye ülkeler ve DSÖ tarafından ana sosyal hedef olarak kabul edilmiş, sağlığın korunması ve geliştirilmesi için ortak görüş ve hedeflere ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu hedeflerden biride bireyin sağlığını koruma ve geliştirilmesine yardımcı olmak ve bizzat bireyin koruma ve geliştirme potansiyellerini arttırmak, sosyal ekonomik olanaklar sağlamaktır. Bir toplumun sağlık düzeyi, sağlıklı bireylerin varlığı ile değerlendirilir. Sağlıklı olmak her insanın temel hakkı olup, bunun korunması ve devamlılığının sağlanması sağlık personelinin temel amacı olduğu kadar kişinin kendi sorumluluğudur. Günümüz sağlık yaklaşımında, sağlık merkezli bakım sistemi anlayışı temel alınmaktadır. Sağlık merkezli bakım sisteminde temel hedeflerden birisi; bireyin sağlığını geliştiren davranışları kazanmasını sağlamaktır. Sağlık davranışı, bireyin sağlıklı kalmak ve hastalıklardan korunma için inandığı ve uyguladığı davranışların bütünüdür. Sağlık anlayışı, zaman akımı içinde bireyden bireye, toplumdan topluma değişiklikler göstermiştir”dedi.
Faruk Canbaba
|